Özel Dosya

Ecevit.. ‘Büyük Oyun’

1991 ve 2003 Körfez savaşları, bu savaşlarda Türkiye ve ABD’nin almış olduğu pozisyonlarına bakıldığında, kaybedeninin nedense hep Türkiye olduğu açıkça görülür…

Kazanan ise hep ABD..

2002 seçimlerine Türkiye, ABD-Irak savaşı gölgesinde girdi.

Aynı zamanda Ecevit başkanlığındaki üçlü koalisyon ortaklarından MHP lideri Bahçeli erken seçim istemiş, Amerika’dan gelen Kemal Derviş Ecevit’e sorunlar çıkarmaya başlamıştı.

Öte yanda..

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun görev süresinin uzatılması meselesi vardı.

ABD’DEN TÜRKİYE’YE BOL VAATLER

Türkiye’de koalisyon hükümeti böylesi sorunlarla baş başa iken, Irak krizi ile ilgili olarak 16 Temmuz 2001’de, ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Wolflwitz Türkiye’ye geldi.

Olası bir Irak savaşında ABD’nin Türkiye’den olası taleplerini ve Irak’ta izleyeceği siyaseti açıklıyordu.

ABD Başkanı Bush’un Ankara’ya verdiği sözler şuydu;

  • ‘Askeri harekat yarım bırakılmayacak, ABD işi sonlandıracaktır.
  • Saddam ertesinde, ABD Irak’ta, Türkiye ve uluslararası toplumla birlikte, Türkmenler dahil, azınlıklara saygılı, demokratik bir rejimin teşkilini sağlayacaktır. Türkmenlerin hakları korunacaktır.
  • Bir Kürt Devleti kurulmayacak, Kürtler ile bu konuda bir anlaşma yapılmayacaktır.
  • ABD, Irak için sadece birkaç muhalif partiyle değil bütün gruplarla konuşmaktadır. Kerkük ve Musul’a yönelik Kürt emellerinin gerçekleşmesine izin verilmeyecektir.
  • Kürt partileriyle Irak’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde işbirliği yapılacaktır.
  • Askeri harekât Türkiye için mülteci sorununa yol açmayacak şekilde planlanıp icra edilecektir.
  • ABD, Türkiye’nin uğrayacağı zararları tazmin etmeye çalışacaktır. Körfez Savaşı’nda bu gerektiği kadar yapılamamıştır. Türkiye, Irak’taki rejim değişikliğinden en çok yararlanacak ülkelerden biri olacaktır.
  • Kitle imha silahları konusunda en etkili bilgi değişimine hazır olacağız. Türkiye’yi Irak füzelerinden korumak için Patriot füzeleri konuşlandırmaya hazırız.’

TÜRKİYE VAATLERE İNANIYOR

Bu görüşme konuları, Temmuz 2002’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu’na getirildi ve Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin raporu görüşüldü.

Raporda neler yer almıştı, okuyalım:

  • ‘ABD ile Türkiye arasında gizli görüşme kanallarının oluşturulması önerisi olumlu karşılanmıştır; bu kanalın oluşturulması Türkiye’ye bir yükümlülük getirmeyecektir;
  • Türkiye’nin Irak’ın geleceğine ilişkin bilinen Kırmızı Çizgileri olası bir harekatta gözetilmeli ve Türkiye’nin çıkarlarının olumsuz etkilenmesi önlenmelidir;
  • Saddam sonrasında yeni bir Irak’ın yapılandırılması çabasında, Türkiye ve ABD birlikte çalışmalıdır.’

Rapor üç hususu öneriyordu; ABD ile işbirliği yapılması, gizli iletişim kanallarının açılması ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarını tayin eden Kırmızı Çizgilerin korunması…

KIRMIZI ÇİZGİLER

Temmuz 2002’de, Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan yüksek seviyeli üç ayrı toplantı sonucu Türkiye’nin Kırmızı Çizgileri belirlenmiş, 14 Ağustos’ta resmi bir rapora dönüştürülmüştü.

Başbakan Ecevit’in onayı ile işlerlik kazanan bu çizgiler şuydu;

  • Bağımsız bir Kürt Devleti’nin Kuzey Irak’ta ilan edilmesi;
  • Musul ve Kerkük’ün Kürtlerin denetimine girmesi;
  • Kürtlerin bağımsızlaşmasına yol açacak adem-i merkeziyetçi yapıların ortaya çıkması;
  • Türkmenlerin de Kürtler gibi Irak nüfusunun ana unsurlarından biri olarak görülmediği adem-i merkeziyetçi yapılar kurulması;
  • Meşruiyet zemini olmadan uluslararası bir müdahale taraf olunması (Arap ülkelerinin tutumu burada belirleyici olacaktır);
  • ABD’nin bölgeye yönelik hazırlık ve hedeflerinin tam resmi görülmeden ve Türkiye açısından kabul edilebilir sonuç üzerinde mutabakata varılmadan müdahaleye taraf olunması’

ABD’nin Irak’a müdahalesi sonucunda herhangi bir şekilde bu Kırmızı Çizgilerin aşılması halinde Türkiye Irak’a müdahale edecekti, anlamı buydu…

ABD YOLA KOYULUYOR

MGK’da alınan ‘gizli kanal’ kararı üzerine, Ağustos ayı içerinde ABD’nin özel istihbarat ve harekat timleri(Northern Iraq Liason Elements Teams) Türkiye’ye geldi ve Türk özel kuvvetleriyle birleşerek Irak kuzeyine geçerek ve ilk önce de KDP ve KYB örgütleri ile temas kurmayı becerdi.

ECEVİT DEVRİLİYOR

5 Ekim’de, Çankaya Köşkü’nde önemli bir toplantı yapılıyordu…

Toplantıya Başbakan Ecevit, Dışişleri Bakanı Sina Gürel, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök katıldılar.

 Bu zirvede, son gelişmeler değerlendirildi ve ABD’nin müdahalesi beklenmeden Türkiye’nin Kuzey Irak’a bir kolorduyla girmesi kararlaştırıldı.

Kuzey Irak’ta zaten Türk askeri vardı.

Bu kuvvet bir kolorduya çıkarılacak ve dünya kamuoyuna da yakın savaş tehlikesi gerekçe olarak gösterilecekti.

Sınıra bu amaçla yığınak yapıldı, erken seçim gerekçe gösterilerek bu kararın uygulanması yeni hükümete bırakıldı…

ABD YÖN DEĞİŞTİRİYOR

15 Ekim’de işler aniden değişti;

ABD o güne kadar ılımlı olarak yaklaştığı Türkiye’den kabul edilemez isteklerde bulunuyordu, şöyle ki;

  • ‘80.000 ABD askerinin Türkiye’de konuşlanması;
  • 250 ABD uçağının konuşlanması;
  • Altı ana havaalanı(Batman, İncirlik, Diyarbakır, Afyon, Antalya ve Sabiha Gökçen ile sekiz yedek havaalanı(Muş, Balıkesir, Konya, Van, Erzurum, Erzincan, Çiğli..) ABD’nin yararına sokulması;
  • Mersin, İskenderun, Samsun, Trabzon ve İzmir havalimanlarında tam kolaylık sağlanması;
  • ABD’ye Türkiye’de harekat eğitimi için alan tahsisi edilmesi;
  • ABD’ye ilk aşamada dört milyon galonluk akaryakıt desteği sağlanması;
  • Irak’a yapılacak harekatta Türk Topraklarının Kullanılması.’

Ve süreç başladı…

HÜKÜMET DEĞİŞİYOR

3 Kasım;

Erken genel seçimi yapıldı; AKP %34’le birinci parti oldu, iktidara yerleşti.

CHP %19,5 ile ana muhalefet oldu, başta DSP ve MHP olmak üzere diğer partiler Meclis’e giremedi.

4 Aralık;

ABD Savunma Bakan Yardımcı Wolfowitz AKP lideri Erdoğan, danışmanları Cüneyd Zapsu ve Egemen Bağış’la birlikte bir akşam yemeğinde bir araya geldi.

Erdoğan, ABD işbirliği takvimi peçete üzerine yazarak Wolfowitz’e verdi;

15 Aralık’ta keşif çalışmaları başlayacaktı.

Oysaki o tarihte Erdoğan milletvekili bile değildi…

Sonrasını biliyorsunuz..

1 Mart’ta hayır denilen ABD’ye 20 Mart’ta evet denilerek kapılar açıldı.

Saddam devrildi, Barzani Kerkük’ü yağmaladı.

Yetmedi, çuval vakası yaşandı.,

Bu da yetmedi.

Kod Ergenekon kumpasıyla Türk Ordusu komuta heyeti vuruldu.

Türkiye hala bu süreci yaşıyor..

Erdal Sarızeybek

Araştırmacı Yazar

Kitap:

Büyük Suikast/Kürt Gerçeğinde Bilmediklerimiz

Erdal SARIZEYBEK

Emekli Albay, araştırmacı yazar. Terör ve siyaset üzerine yayımlanmış 16 eseri bulunmaktadır.
Başa dön tuşu