Strateji

İsrailoğulları.. ‘Neden Filistin’

3.000 yıl öncesi… Bu anlatılanlar Tevrat’ta geçer…

Dört yüz otuz yıl süren Mısır’daki kölelik döneminden sonra İsraoğulları, Musa’nın önderliğinde Tanrı’nın vaat ettiği topraklara doğru yola çıktılar.

Kutsal topraklara kavuşacak olmanın coşkusuyla Tanrı’ya şükran türküleri söylüyorlardı:

“Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara. Uluslar duyup titreyecekler, Filist halkını dehşet saracak. Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenan’da yaşayanların tümü korkudan eriyecek.  Korku ve dehşet düşecek üzerlerine, Sen’in halkın geçinceye dek, sahip olduğun bu halk geçinceye dek, bileğinin gücü karşısında taş kesilecekler. Halkını içeri alacaksın, kendi dağına, yaşamak için seçtiğin yere, ellerinle kurduğun kutsal yere dikeceksin!

Tanrı sonsuza dek egemen olacaktır”[1].

Burada söz edilen ‘Filist’ Filistin’i, ‘Edom ve Moav’ bugünkü Ürdün’ü, Kenan diyarı da aynı coğrafyanın Akdeniz kıyısını ifade ediyor.

Ancak burada verilen mesaj dikkat çekici. Daha Mısır’dan çıkar çıkmaz söylenen bu ezgiler türkü değil, sanki savaş çığlıkları gibi bir korku yaratıyor. Ve sonrasında Musa da aynı savaş mesajlarını tekrarlayınca, Tevrat’ın çizdiği bu geleceği düşünmeden edemiyor insan.

Bu savaş mesajı çok da tuhaf çünkü daha Filistin’e gelmeden orada yaşayan insanların yok edilmesiyle birlikte olası bir barışı da tümden reddediyor. Hatta evlilikleri de yasaklıyor. 

Şimdi çıkıp ‘Bu kutsal kitap tahrif edilmiş’ deniliyor olsa da, Museviler Tevrat’ta yer aldığı ileri sürülen bu ayetlere inanıyor ve bu yolda izlenen bir siyaseti daha başta kutsal kabul ediyor.

Doğruysa eğer bu ayet, gerçekten insan ürperiyor, bakınız şu ifadeye:

 “Tanrınız mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkeye sizi götürdüğünde, önünüzden birçok ulusu kovacak. Tanrınız bu ulusları elinize teslim ettiğinde, onları bozguna uğrattığınızda, tümünü yok etmelisiniz. Bu uluslarla antlaşma yapmayacaksınız, onlara acımayacaksınız. Kız alıp vermeyeceksiniz. Kızlarınızı oğullarına vermeyeceksiniz; oğullarınıza da onlardan kız almayacaksınız.”

Burada amacım kutsal bir kitabı asla eleştirmek değil, Sion devletinin fikir babası Herzl’in ve de Siyonistlerin ‘neden ısrarla Filistin’ üzerinde durduklarını ve bu uğurda milyonlarca Sterlin’i harcamayı neden göze almış olduklarını anlamaya çalışıyoruz.

Yani bu Filistin Yahudiler için neden bu kadar çok önemliydi?

Yaklaşık 3.000 yıl öncesi…

Musa öncülüğünde Mısır’dan çıkan İsrailoğulları Sina Dağı’na vardıklarında kendilerine bir kahin seçtiler; Harun.

Sayım yapıldı.

On iki kabile tek tek sayıldı:: Ruben, Şimon, Yahuda, İssakar, Zevulun, Efrayim, Manaşşe, Benyamin, Dan, Aşer, Gad ve Naftali[2].

Her kabile sancağını açtı, ordugah kuruldu.

Bölük bölük tertiplendiler ve hep birlikte Filistin’e doğru  yola çıktılar[3].

İlk durakları Hebron oldu…

Hebron, İbrahim’in Harran’dan çıktıktan sonra yerleştiği ilk yerdi. Oğulları İshak ve İsmail burada dünyaya gelmişlerdi.  

Hebron, aynı zamanda Yahudilerin tarihte ilk kez Hititlilerden parayla satın aldığı Makpela/Atababalar mağarasının bulunduğu yerdi. İbrahim ve eşi Sara, İshak ve eşi Rebeka, Yakup ve eşi Lea’nın kabirleri oradaydı, halen de oradadır [4]:

İsrailoğullarının savaş naraları atarak bu ürkütücü gelişleri haliyle toprağın sahibi olan Filistinlileri epey endişelendirdi. Çünkü sahip oldukları toprakları ellerinden almak için bir grup yola çıkmış, engel tanımadan üzerlerine yürüyordu…

İlk hareket Filistin’den geldi.

Negev’de yaşayan Kenanlı Arat Kralı saldırdı ve bazılarını tutsak aldı.

Bu kez korku İsraillileri sardı…

Hepsi bir ağızdan ‘Eğer bu halkı tümüyle elimize teslim edersen, kentlerini büsbütün yok edeceğiz’ diyerek Tanrı’ya adak adadılar.

Ve Tanrı koruyuculuğunu gösterdi. Onların bu yakarışı üzerine Kenanlılar’ı yakalayıp ellerine teslim etti. İsrailliler canlı cansız rastyladıkları her şeyi yakıp yıktılar, yok ettiler.

Oraya da ‘Horma’ adını verdiler[5].

Belki de bu, 3.000 yıllık Yahudi tarihindeki ilk Filistin katliamı oldu. Ancak burada gerçek savaş yaşanmamış, İsrailoğulları –Tevrat’a göre- Tanrı’nın ellerine teslim ettiği Filistinlileri birer birer öldürmüşlerdi.

Sonra öldürmekten yorulan İsrailoğulları, bir süre dinlenmek için Şeria Irmağı yanında, Eriha karşısındaki Moav ovalarında konaklamaya geçtiler.

Tam bu esnada Tanrı Musa’ya göründü ve göklerden seslenerek vaat etmiş olduğu toprakların nasıl paylaşılacağını ona anlatmaya başladı..

Sürecek..

Erdal Sarızeybek

Araştırmacı Yazar

Menora/ Işığın Gölgesindeki Darbe


[1] Tanah/ Tevrat/Çıkış, Bölüm 15: 1/21.

[2] Tanah/ Tevrat, Çölde Sayım, Bölüm 1:1/15.

[3]  Çölde sayım, Bölüm 2: 34.

[4] Tanah/Tevrat/Tekvin, Bölüm 49.

[5] Tevrat/ Çölde sayım, Bölüm 21: 1/3.

Başa dön tuşu