Video

Seçim Kapıda.. ‘DEM N’olacak’

Seçimler yaklaşıyor..

HDP DEM oldu, olur olmaz ilk açıklama bebek katili İmralı canisine saygılarını göndermek oldu.

HDP iken de Garo Paylan tam da genel seçime gidilirken, sözde soykırımı destekleyen bir kanun teklifi vermiş, ortalık toz duman olmuştu.

Yani biri diğerinin tıpkısının aynısı.

İşin aslı n’oluyor, anlatalım..

Bu siyasetin her seçimde, terörle mücadele üzerinden kullandığı en önemli araçlardan biri de bugün adı HDP olan, ama dün HEP, DEP şeklinde yürümüş olan siyasi yapılardır.

Oysaki bu yapılar, her dönemde, hem bu siyasetin çözüm ortağı hem de zamanı geldiğinde seçimleri manipüle etmek için kullandığı bir araçtır.

Terörün bitmeyişinin ardında yatan bir neden de budur.

PKK terör örgütü bitmeden, HDP bitmiyor. HDP bitmeden de PKK bitmiyor.

Bu zincirleme giden bir reaksiyon.

Bu tıpkı Şeyh Halid’in halifeleri olmadan tarikat olmuyor, tarikat olunca da halifeler hiç bitmiyor işine benzer.

Bu durum, bu siyasete başta söylediğim gibi çok geniş bir manevra alanı açıyor. Bu da topluma algı operasyonu olarak dönüyor, seçimleri manipüle edebiliyor.

Şimdi de kapatma davasında karar çıkmak üzere, belki de siz bu satırları okurken çıkmış da olabilir. Seyredin şimdi siz, ‘bu daha işin başı, daha neler olacak neler’…

Öte yanda..

PKK terör örgütüne çatı dava açılmamış olduğu için, karar ne yönde olursa olsun HDP yine siyaseten karlı çıkacak. Aynı zamanda bu siyasete dolaylı yoldan güç kazandıracak.

Baksanıza teröre karşı mücadele üzerinden yapılan 2015 seçim manipülasyonunda, bu siyaset karlı çıktı, iktidar oldu.

HDP karlı çıktı, bu siyaset üzerinden – Soylu’nun verdiği rakamlara göre- 17 bin kişi dağa yollandı, PKK da güç kazandı.

Yani nereden bakarsanız bakın, bu HDP tezgahı siyasi açıdan manipülasyona açık bir konudur.

İşte Garo Paylan Vakası..

Tam seçime gidilirken, bir bakıyorsunuz sözde soykırımın destekleyen bir kanun teklifi veriliyor.

Soruyorlar kendisine, ‘ben daha önce de vermiştim’ diyor ve neden tepki gösterildiğini de anlayamadım, diyor.

Bu siyaset böyle oynuyor işte.

Tam de seçime gidilirken, atıyor manşeti zaten parti kapatma davası gündemde, yol açıyor kendine.

Bu işin siyasi yönü.

Bir de işin özü var. Bizim de o kanun teklifini verenlere bir çift sözümüz var.

Şimdi..

Kürtlerin savunucusuyum diyerek her gece ekranlara çıkıp bize demokrasi dersi vereceksin, sonra Gazi Meclisimize gidip, sözde soykırım kanun teklifiyle Taşnakçı olacaksın, yok öyle bir şey!

Ermenilerin Ruslarla iş birliği yapıp Osmanlı’yı nasıl sırtından vurmuş olduğunu gizleyip, Türk Milletine yapılmış olan mezalimi görmeyen bir zihniyetin Kürt kardeşlerimizin savunucusu olması mümkün değildir.

Zaten kuruluşundan bu yana bu HDP türevlerinin izlediği siyasete bir bakınız, BOP projesiyle bire bir aynıdır.

İsrail projesiyle de atbaşıdır, tıpkı bu siyasetin izlediği yol gibi.

Dolayısıyla hem BOP’çu olacaksın hem de Kürt kardeşlerimizin haklarını savunacaksın, bu mümkün değil.

Çünkü BOP bir Siyonist Taşnak projesidir.

Bu noktada sorun Kürt değil, Ermeni sorunudur.

Her şeyin tüm çıplaklığıyla açığa çıktığı bu küresel tezgahta Kürt kardeşlerimizin hiçbir işi olamaz, çünkü tıpkısının aynısı olan Sevr işgal projesini biz birlikte, omuz omuza savaşarak yok ettik.

Dolayısıyla bugün memlekette demokrasi var.

Artık hiç kimsenin Kürt kimliği arkasına saklanmasının gereği yoktur.

‘Kürt sorunu vardır’ diyerek toplumun karşısına dikilenlerin, PKK’nın Ermeni Taşnak çetesiyle yaptığı kirli ittifak ortada durur iken, artık kendilerini gizleme gereği de yoktur.

Dediğim gibi memlekette demokrasi var.

Vatandaşlık bağı ile bu devlete bağlı olan herkes -hiçbir ayrım gözetilmeksizin- Anayasa’nın teminat altına aldığı hak ve özgürlükler çerçevesinde fikir ve düşüncelerini açıklayabilir.

Tek şart; bu haklarının kullanılması hiçbir hal ve koşulda Türk Milleti’nin aleyhinde bir sonuca yol açamaz, buna da izin verilemez.

Bu çağrım, HDP’yi yönetenler için de geçerlidir.

2023 seçimleri bu yolda büyük bir fırsat sunabilir(Not bu çağrı genel seçimler öncesinde yapılmıştır).

Kendilerinden önce gelen siyasi ayakların işlemiş olduğu ağır suçlara ortak olmak yerine, terör örgütüyle var olan tüm bağlarını koparıp, siyasette hem de kamu vicdanında meşru bir zemin üzerinde kendine bir yol açabilir.

Zaten örgütle bağı kalmadığında, bu siyasetle de dolaylı bağı da kopmuş olacak, üstelik her seçim öncesinde kullanılmaktan da kendini kurtarma fırsatını yakalayabilecektir.

 Öyleyse artık yolun sonuna geldiğimiz bu dönemeçte, bunun da kararının verilmesi gerekiyor.

Bu karar verilmez mi?

Erdal Sarızeybek

Araştırmacı Yazar

Kitap:

Kod 2023 Son Tezgah/Destek Yayınları/2022

Erdal SARIZEYBEK

Emekli Albay, Araştırmacı Yazar Terör ve siyaset üzerine yayınlanmış 16 eseri bulunmaktadır.
Başa dön tuşu